Blog

Mineral Analizleri

2q==

Mineraller doğal şekilde oluşan, homojen, belirli kimyasal bileşime sahip inorganik kristalleşmiş katı maddelerdir. Ağır metaller ise, yer kabuğunda doğal olarak bulunan bileşiklerdir. Bozulmaz ve yok edilemezlerdir. Mineral ve ağır metallerin canlıların gelişimi için oldukça büyük öneme sahip olduğu ve belirli miktarlarda düzenli olarak vücuda alınmaları gerektiği bilinmektedir. Fakat bu bir denge üzerine olmalıdır. Vücuda alınan mineraller birbirleri üzerinde etkilidir. Bu dengenin bozulmaması gerekir. Mineraller eksik alındığında vitaminler beklenen görevi yapamazlar. Bu nedenle mineral eksikliği, vitamin eksikliğinden daha da önemlidir. Ancak aynı şekilde minerallerin belli bir miktardan fazla alınması da sağlık sorunları yaratmaktadır. Bu yüzden gıda maddelerinde mineral analizleri önem taşımaktadır. Dolayısıyla gıda maddeleri, yemler, içme suları, su ile ilgili ürünler ve bu ürünlerin ambalajlarında, bazı mineral ve ağır metallerin belirlenmesi ve takibi gerekmektedir. gida mineral analizleriGünümüzde başlıca analizi yapılan mineraller sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, bakır, fosfor, çinko, krom, kobalt, nikel, selenyum ve mangan gibi elementlerdir. Analizi yapılan ağır metaller ise kurşun, arsenik, kadmiyum, kalay ve civa gibi elementlerdir. Mineraller, doğada başka elementler ile karışık veya bileşik durumda bulunan ve normal sıcaklıkta katı durumda olan ya da kimyasal yöntemlerle elde edilen inorganik maddelerdir. Doğada oldukça fazla bulunan bu inorganik maddeler, insan vücudunun yaklaşık %4’ünü oluşturmaktadır. Oransal olarak bu kadar az miktarda bulunmasına rağmen mineraller, vücutta kan ve kemiklerin oluşmasında, sinir fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde sürdürülmesinde, kasların güçlenmesinde ve vücut sıvılarının oluşumunda son derece etkin bir role sahiptir. Mineraller aynı zamanda enzimleri etkinleştirmekte, vücuttaki kimyasal reaksiyonları harekete geçirmekte ve beynin sağlıklı çalışmasını da desteklemektelerdir. Mineraller vitaminlerin aksine, inorganik maddelerdir. Doğada mineral tuzları, kayaların erozyona uğraması ile milyonlarca yıl süren bir süreçte oluşmakta, toz ve kum haline gelerek toprağa karışmakta ve buradan bitkilere geçmektedir. Bu bitkilerle beslenen hayvanlar ve bu topraklarda yetişen bitkilerin tüketilmesi ile de insan vücuduna girmektedir. Analizler numune cinsine göre mikrodalga çözünürleştirme, kül etme ya da yaş yakma ile çözeltiye alma işleminden sonra Atomik Absorpsiyon Spektrofotometresi (AAS) ve Inductively Coupled Plasma Kütle spektrometresi (ICP-MS) cihazları kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Çalışmaların gerçekleştirilebilmesi için en az 50 gram numune gerekmektedir. Numune içerisinde bulunan elementler ppm (mg/kg), ppb  (µg/kg) ve gerek duyulduğunda ppt (ng/kg) seviyelerinde tayin edilebilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir