Blog

Migrasyon Testleri

2q==

Migrasyon Testleri

Migrasyon; ambalaj malzemesinde kullanılan kimyasalların belirli koşullar altında, temasta bulunduğu gıda maddesi ile etkileşerek gıdaya göç etmesi ya da transferi olarak tanımlanır. Belirli koşullar ile sözü edilen durum aslında migrasyonu etkileyen faktörler olarak bilinir ve temelde dört faktör vardır.

  1. İlki gıdanın yapısıdır. Gıdanın içeriği ambalajın yapısını bozabileceği için ve ambalajın yapısında bulunan kimyasallarda gıdaya transfer olduğu için gıda maddelerinin ne olduğu, ambalajın da kimyasını belirlemektedir. Mesela, asidik özellikli bir gıda, ambalajının içeriğindeki bir maddeyi çözündürebiliyorsa bu ambalaj malzemesi o gıdaya uygun değildir. Yine kimyasal boyar madde içeren bir ambalaj malzemesi yağda çözünebiliyor ve rengini de gıdaya aktarıyorsa, o malzeme yağlı ürünlerin ambalajlarında kullanılmamalıdır.
  2. İkinci parametre temas süresi Kısa temas süreleri için tasarlanan ambalajlar, uzun etkileşim süreleri için uygun değildir. Genellikle ambalaj malzemeleri için temas süresi farklılıklar göstermektedir. Örneğin fast food denilen hızlı tüketilen gıdalarda temas süresi azdır. Bunun anlamı sözü edilen gıdalar ambalajları ile uzun süre tutulmamalı. Yine örneğin fırından alınan bir kurabiye ambalajlı olarak oda sıcaklığında bir ya da iki gün gibi; ambalajlı olarak taze süt, et, meyve ve sebzeler normal buzdolabında 1 hafta, tereyağı ve peynir gibi ürünler birkaç hafta kadar ve dondurulmuş, kuru ve konserve gıdaların ambalajlı olarak aylar ile ifade edilebilen raf ömürleri mevcuttur. Ambalajlanmış gıdaların üzerinde mutlaka son kullanım tarihi vardır. Bunun anlamı gıda, ambalajın uygun olduğu şartlar ile depolandığı zaman üzerinde yazan son kullanma tarihine kadar sağlıklı bir şekilde korunur. Bu süre aşıldığı zaman ya da uygun depolanma şartları sağlanamadığı zaman üründe bozulma başlar ve değerini kaybeder.
  3. Üçüncü parametre temas sıcaklığıdır. Gıda maddeleri ile etkileşime giren malzemelerin bulunduğu ortamın sıcaklığı kimyasal migrasyonu etkiler. Bilindiği gibi kimyasal reaksiyonların hızı çoğunlukla sıcaklıkla artar. Migrasyon çalışmaları da, sıcaklık etkisiyle hızlanan kimyasal reaksiyonlara benzediği için sıcaklığın artışı migrasyonu arttırır. Ambalaj malzemeleri; derin dondurucu veya buzdolabı gibi düşük sıcaklıkta depolanarak kullanıldığı gibi; sterilizasyon işlemlerinde, kaynatılarak, mikrodalgada ve hatta paketli olarak pişirme gibi farklı sıcaklık şartlarında da kullanılabilmektedir. Ancak çoğunlukla, tek bir özel uygulama için uygun olan malzeme diğer uygulamalardaki kullanıma izin vermeyebilir. Yüksek sıcaklıklarda kullanıma uygun olmayan ya da dondurulmaması gereken ambalajlar uygun şartlarda kullanılmadığı zaman, ambalajın içeriğindeki kimyasal maddelerin gıdaya transfer olmasına yani kimyasal migrasyona sebep olabilmektedir.
  4. Dördüncü parametre de ambalajın yapısı ve içeriğinde kullanılan maddelerin miktarıdır. Ambalaj malzemelerindeki kimyasalların hareketi molekülün büyüklüğüne ve şekline, malzeme ile herhangi bir etkileşimin olup olmadığına, malzemede var olan kütle transferine dayanıklı olup olmamasına bağlıdır. Eğer gıda ile temas eden kimyasal malzeme gıda ile uyumlu değilse, malzemenin yüzeyinde genleşme yaparak kimyasal maddelerin gıdaya geçişine sebep olabilmektedir. Bu durumu anlayabilmek için gıdayla temas eden üç farklı malzemeyi göz önüne almak gerekebilir. Bu malzemeler metal, cam ve seramikler gibi sert malzemeler olarak sınıflandırılan ve geçirgenliği az olanlar, plastik, kauçuk ve elastomer gibi ‘plastikler’ olarak sınıflandırılan geçirgenliği yüksek olanlar ve Kâğıt ve karton gibi heterojen ve gözeneklerinde hava boşlukları olan gözenekli malzemeler olarak sayılabilirler.

Geçirgenliği az olan malzemelerde tam bir koruma vardır ve iç tarafından migrasyona izin verilmez. Bu malzemelerdeki olabilecek migrasyon yüzey olayları ile sınırlandırılmıştır. Geçirgenliği yüksek olan malzemeler migrasyona çok az dayanıklılık gösterir ancak buradaki migrasyon sadece yüzeyde değil aynı zamanda malzemenin iç kısmında da oluşabilmektedir. Gözenekli malzemelerde ise özellikle düşük molekül ağırlıklı maddeler, malzemenin gözeneklerine hızla göç edebilmektedirler. Kimyasal migrasyon, temas süresinin, sıcaklığının, yüzey alanının artması, ambalaj malzemesinde bulunan kimyasal maddenin çokluğu ve gıda bileşiminde bulunan asit, alkol, yağ gibi bileşenlerin miktarının artmasıyla artar. Ambalaj malzemesinde bulunan yüksek molekül ağırlıklı maddelerin artması, doğrudan olmayan temas, koruma katmanının varlığı ve düşük geçirgenlikli veya inert ambalaj malzemesiyle de migrasyon azalır Tüm bu faktörler sonucunda gıda maddesinin kalitesi yine de bozulabilmekte, ambalajın bazı özellikleri değişebilmekte ve hatta ambalaj koruyucu işlevini yitirebilmektedir. Bu sebeplerle gıda ile temas eden madde ve malzemeler kesinlikle sağlığa zararlı olabilecek hammadde ve yardımcı maddelerden üretilmemeli ve sıcaklık değiştikçe ve zamanla gıdaya geçmemelidir. Gıda maddesinin bozulması ve tüketici sağlığını tehdit etmesi ciddi bir problemdir. Bu problemin üstesinden gelebilmek için gıdayla temas eden malzemeler konusunda ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinde mevzuatlar ve düzenlemeler geliştirilmiştir. Bu mevzuatlardaki temel amaç tüketicilerin sağlığını korumaktır. Avrupa Birliği’nde gıda ile temas eden malzemeler için Avrupa Birliği ve üye ülkeler tarafından benimsenen ve ülkemizde de geçerli olan mevzuat çalışmaları mevcuttur. Ortak hükümler sadece belli malzemeler veya maddelere uygulanan çerçeve düzenlemeleri ve spesifik kurallarda sunulan bütün malzemeleri kapsamaktadır. migrasyonBu mevzuatlara göre gıda ile temas eden malzemeler güvenli olmalı ve bileşenlerini gıda maddelerine kabul edilemez miktarlarda transfer etmemelidir. Tüketici sağlığını korumak ve gıda maddelerine migrasyonla herhangi bir kirliliğin gelmesini engellemek için plastik malzemelerle ilgili iki tür migrasyon limiti oluşturulmuştur: Genel Migrasyon Genel Geçiş sınırı (OML), gıda ile temas eden malzemeden gıdaya (veya gıda uyarıcıya) geçiş yapabilen tüm maddelerin toplamı için geçerlidir. Genel göç sınırı, malzemenin etkisizliği için bir ölçüdür. Toplamda 10 mg (madde)/dm2 (ambalaj malzemesinin alanı) geçmemelidir. Spesifik Migrasyon Bir özel geçiş limiti (SML) bağımsız bir maddeye uygulanır ve toksikolojik çalışmalara dayanmaktadır. Bu maddelerin gıdada (ve gıda simülasyonlarında) varlığını tanımlamak için analitik teknikler kullanılır. Spesifik migrasyon limiti genelde Avrupa Bilimsel Gıda Komitesi tarafından belirlenen kabul edilebilir veya tolere edilebilen günlük alıma göre oluşturulur. Spesifik malzemeler için mevzuatlar çerçeve çalışmaları tüzüğünde listelenen malzemeler grubunu kapsar. Son zamanlarda spesifik malzemelerdeki mevzuatlar seramikler (kadmiyum ve kurşun migrasyon limiti), rejenere edilmiş selüloz filmler, plastikler ve geri dönüşümlü plastikler içindir. Migrasyon sınırlarına uyumu göstermek için, göç simülasyonlarını gerçekleştirmek için gıda simülasyonları tayin edilmiştir. Geçiş sınırlarına uyumun doğrulanmasında karşılaştırılabilir sonuçlar elde etmek için, test süresi, sıcaklık ve plastik malzemenin veya eşyanın öngörülen en kötü kullanım koşullarını temsil eden test ortamı (gıda simülasyonu) dahil olmak üzere standart test koşulları altında test yapılmalıdır. (AB) No. 10/2011 d, OML ve SML testleri için test koşulları için ayrı kurallar sunar. Geçiş testlerinin analitik ve teknik açıklaması aşağıdaki EN standartlarında belirlenmiştir: • EN1186 standartlarının bir kısmı, genel göç testi için test prosedürünü açıklamaktadır. • EN13130 ​​standartlarının bir kısmı, yaklaşık 26 maddenin analitik ölçümü de dahil olmak üzere spesifik göç testleri için genel test prosedürünü tanımlar. 10/2011 sayılı AB Düzenlemesinde belirtilen kuralların, 2002’de yayınlanan EN standartlarında belirtilen kuralların yerine geçtiğini belirtmek gerekir. Bir gıdayla temas malzemesinin geçerli mevzuata uygunluğunu göstermek için genellikle migrasyon testi gerekir.

  • Tüm ambalaj malzemelerinin ürün özellikleri mevcut olacaktır
  • Tüm ambalaj malzemelerinin ürün gıda sınıfı uygunluğu mevcut olmalıdır (mevzuata göre)
  • Ambalaj malzemeleri için göç testleri bulunmalıdır. Bu, simüle edici maddelerle veya özel durumlarda (örneğin, ambalaj malzemesi değiştiyse), kontaminasyon ve paketlenmiş ürünle etkileşim için belirli bir testten daha fazla olabilir (göç testi)
  • Ambalaj malzemelerinin ürünler üzerindeki etkileri test edilmelidir. Testler, ambalaj malzemelerinin ürün tadı, kokusu, korunması ve diğer faktörler üzerindeki etkilerini içerir.

Plastik gıdayla temas eden malzemeler için göç testi kuralları AB 10/2011 Komisyon Tüzüğünde açıkça belirtilmiştir. Kağıt ve karton, metaller, kauçuklar veya baskı mürekkeplerinin alt tabakalar yoluyla geçişi gibi birçok başka malzeme için, göç testi için kurallar ulusal düzenlemelerde veya endüstri yönergelerinde belirlenmiştir. Gıdalarla temas eden gıda dışı ürünler sürekli iç içe olduğumuz ürünlerdir.

  • Kâğıt ve karton malzemelerden yapılmış ve gıda ile temas eden malzemelerde formaldehit,
  • Plastiklerden üretilmiş gıda ile temas eden malzemelerde ftalat ve aromatik amin bileşikleri (streç filmler, oyuncaklar, plastik mutfak eşyaları),
  • Konserve kutuların içeriğinde kullanılan BADGE,
  • Polikarbonat şişelerde Bisfenol A,
  • Melamin içeren plastiklerde melamin,
  • Seramik malzemelerde kurşun ve kadmiyum analizleri,
  • Kavanoz kapaklarında ESBO bileşikleri
  • Avrupa Birliği ülkelerinde yaygın olarak analizleri yapılan bileşiklerdir.

Bu bileşiklerin birçoğu ya üretilen ambalaj malzemelerinde olmamalı ya da sağlığa zararlı olabilecek miktarlarını gıda ve gıda maddelerine transfer etmemelidir. Yine ambalaj malzemelerinin tanıtımı için kullanılan boyalar ve mürekkeplerde mercek altına alınmıştır. Ayrıca gıda ile temas eden gıda dışı malzemelerde de ağır metal analizleri önemli bir konudur. Gıdayla temas eden malzemeler göç testimiz, gıda ambalajı, mutfak eşyaları ve gıda işleme makineleri üzerinde genel ve özel göç testlerini içerir. Gıda ile temas eden malzemeler alanında, bu maddelerin toksikolojik risk değerlendirmesine dayanarak birçok madde için göç sınırları belirlenmiştir. Bu sınırlar, sağlığımızı korumak için bu maddelere maruz kalmayı kontrol etmek amacıyla gıda teması düzenlemelerine dahil edilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir